Ramazan TÜLÜ
Emeklinin makus talihi
Tarih: 13 Ocak 2026 – Yer: TBMM, MHP Grup Salonu...
Kürsüde her zamanki gibi konuşmasını yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, emeklilere yönelik dikkat çekici mesajlar verdi. Bahçeli, prompterden akan yazıları okurken şu ifadeleri kullandı:
“Altını kalın bir şekilde çizerek ifade etmeliyim ki emeklilerin derdi derdimiz, beklentileri beklentimizdir. En düşük emekli maaşı alan ve sayıları yaklaşık beş milyona yaklaşan kardeşlerimizin sosyal ve ekonomik durumunu iyileştirmek için gerekirse elimizi değil gövdemizi taşın altına koymalıyız. Onlar üzülürken bizler rahat olamayız. Onları sefalet ücretine değil, insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşımalıyız. Emeklilerin sonuna kadar yanındayız ve hepsine hürmetlerimi sunuyorum.”
Bahçeli’nin sözleri salonda alkışlarla karşılandı.
Bir emekli olarak şahsımın ve diğer tüm emeklilerin yüreğine su serpen bu açıklama, beklentilerin karşılanacağına dair umutları artırdı.
Ancak iki gün sonra yani 15 Ocak 2026 da,
En düşük emekli maaşının artırılmasını da kapsayan kanun teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. Teklifle, halen 16 bin 881 lira olan en düşük emekli aylığı 20 bin liraya yükseltildi.
Dikkatimi çeken husus ise Sayın Bahçeli’nin bu konuşması ve temennisinin üzerinden daha iki gün geçmeden Bu teklif AKP ve MHP’li üyelerce kabul edildi. Diğer görüşten olan üyelerin daha çok olması gerektiği ve en azından asgari ücret seviyesine çıkarılsın şeklindeki teklifleri ise yine AKP ve MHP’li üyelerce reddedildi.
Sayın Bahçeli dün yani 20 Ocak 2026 tarihli konuşmasında “Geçen haftaki sözümüzün arkasındayız” dedi ve kuvvetle muhtemel bugün Meclis Genel Kurulunda emeklilerin kaderi belirlenecek. Sayın Bahçeli’nin temennilerin gerçekleşmesi doğrultusunda beklentilerimiz var. Korkumuz ise Sefalet içindeki duruma yine parmak sayısının çokluğundan müteşekkil AKP ve MHP oyları ile devam edileceğidir.
2600 YIL ÖNCE İNSAN HAKLARI VURGUSU
Pers İmparatorluğu Dönemi’ne, MÖ 6. yüzyıla ait kraliyet yazıtı olan “Kiros Silindiri” bugün Britanya Müzesi’nde sergileniyor. Aynı zamanda bir kopyası da New York’taki Birleşmiş Milletler (BM) binasında bulunuyor.
Kral Kiros döneminde kaleme alınan bu tarihi metin, dönemin yönetim anlayışını ve halklara bakışını ortaya koyuyor. Yazıtta öne çıkan başlıklar şunlar:
- Kralın halkına adalet ve insafla rehberlik etmesi,
- Babil şehri ve kutsal mekânlarında asayişin sağlanması,
- Şehirde barış içinde yaşanması,
- İnanç özgürlüğünün güvence altına alınması,
- Halklara kendi kültürlerini yaşama özgürlüğünün tanınması,
- İnançları nedeniyle sürgün edilenlerin memleketlerine dönme hakkı.
Yaklaşık 2600 yıl önce, mutlak güç sahibi bir hükümdar olan Kiros’un bu yaklaşımı, insan hakları tarihinin en eski örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Kiros Silindiri, İlk Çağ’da bile adalet, özgürlük ve barışın evrensel değerler olarak görüldüğünü gösteriyor.
İnsan hakları günümüzde en sık kullanılan dilimize pelesenk olan bir kavramdır.
Kısacası İnsan hakları: İnsan olmaktan dolayı sahip olunan ve doğrudan insanlık onurunu korumayı amaçlayan birtakım özel haklardır.
Demokratik devletlerde (Demokrasinin tüm kural ve kurumları ile etkin olduğu ülkelerde) vatandaşların hak ve özgürlükleri anayasa ile güvence altına alınır. Doğuştan gelen bu haklar, yasalar tarafından korunur.
İnsanlar, haklarını kullanabilmek için öncelikle özgür olmalıdır. Herhangi bir baskı olmadan özgür iradeleriyle karar alabilen bireylerin şekillendirdiği toplumda hakların varlığından söz edilebilir.
Ancak bireyler özgür iradeleri ile karar alırken toplumun belirlediği kuralları da göz önünde bulundurmak zorundadırlar. O hâlde özgürlük, başkasına zarar vermeyen her şeyi yapabilme gücüdür.
Bu nedenle her insanın haklarının sınırı, toplumun diğer üyelerine aynı haktan yararlanmayı sağlayan sınırdır. Bu sınırlar yasa ile düzenlenir. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin birinci maddesinde belirtildiği üzere tüm insanlar, onur ve haklar bakımından eşit ve özgür doğarlar. Demek ki hakların kullanımında özgürlük kadar önemli bir başka değer de eşitliktir. Her insan; cinsiyet, ırk, renk, din, dil, yaş, uyruk, düşünce farkı, ulusal veya toplumsal köken, zenginlik gibi farklar gözetilmeksizin yasa karşısında eşittir.
Temel İnsan Haklarından bahsetmemiz ve insanın insan olmaktan kaynaklanan bu haklarını koruması için sağlıklı düşünmesi gerekir. Sağlıklı düşünmesi için beslenme ve barınma gibi temel gereksinimlerini rahat bir şekilde karşılaması gerekir.
EMEKLİNİN UMUDU
Yoksulluk sınırının çok altında, açlık sınırının da gerisinde bir maaşla yaşam mücadelesi veren emekliden; karnı doymadan, barınağı olmadan haklarını aramasını beklemek akıl dışıdır. TBMM’den çıkacak güzel haberleri umutla bekledi… Ancak AKP ve MHP parmakları, o umudu yeşertecek şekilde kalkmadı ve emeklinin beklentisi bir kez daha başka bahara ertelendi.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.