Şerif KUTLUDAĞ
“Nazilli’ye çağrı: Potansiyelini hatırla!..”
www.aydın24haber.com ‘un 7 Nisan 2026 tarihli haberleri arasında TOBB- Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun çağrısıdır yazıma başlık olarak aldığım cümlesi…
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Nazilli Ticaret Odası’nın (NTO) 100. yıl programı kapsamında ilçedeki ziyaretlerinin ardından Nazilli Ticaret Odası’ndaki 100. yıl töreninde yaptığı konuşmasında Nazilli özelindeki görüşlerini paylaşırken Nazilli’nin verimli toprakları ve üretim gücüyle Türkiye için büyük bir fırsat sunduğunu ifade ettiğini öğreniyoruz…

Aydın ili için darb-ı mesel özelliği taşıyan “Dağlarından yağ, ovasından bal akıyor!..” sözü Nazilli dahil, Aydın ilinin bütün ilçeleri için geçerlidir.
Benim Rahmetli Dayım Ali Kımıl Kore Gazisi olarak yurda döndüğünde Sümerbank Nazilli Basma Fabrikası’nda işe alınır yine akrabamız olan Yılmaz Kımıl ile birlikte… Dolayısıyla bizim evimizde mutlaka Nazilli Basma Fabrikası’ndan söz edilirdi sıklıkla…
Fabrikanın Nazilli’de kurulma gerekçesi Büyük Menderes nehrinin suladığı verimli toprakların ürünü olan pamuğu uzağa gitmeksizin yine aynı nehrin suyundan yararlanarak bölgeye yakın linyit kaynaklarının elektriğe dönüşmesi, bölgede yaşayan işgücünden de yararlanarak üretilecek basmanın İzmir-Aydın demiryolu vasıtasıyla pazarlara kolayca sevkidir.
Sümerbank Nazilli Basma Fabrikası’nın temeli 23 Ağustos 1935’te atılır. 9 Ekim 1937’de de bizzat ATATÜRK tarafından açılışı yapılır.
Atatürk’ün açılışında yaptığı konuşmada makinalarının sesini müziğe benzettiği Nazilli Basma Fabrikası, diğer Sümerbank fabrikaları gibi bir üretim birimi olmanın yanı sıra lojmanları, kreş, kütüphane, sinema, tiyatro ve futbol sahası barındıran bir sosyal kampüstü. sosyal tesisleriyle Nazilli’nin kent yaşamına eklemlenmişti. Bu bağlamda Nazilli’de sosyal hayatın modernleşmesinde fabrika önemli rol üstlenmiştir. Nazilli’nin ilk sinema ve tiyatrosu fabrika alanında izlenmiştir. Nazilli’nin elektrik ihtiyacı da fabrikanın elektrik santralinden karşılanmıştır.
Keşke diyor insan Sümerbank Fabrikasının yanına başka fabrikalar da yapılsaydı, Nazilli bir fabrikalar şehri olabilirdi.
Aydın ilinin sanayileşememesini engelleyen unsurların başında ben Büyükmenderes Nehri’nin suladığı verimli topraklara bağlarım. Verimli toprakların olduğu yerlerde yaşamak kolaylaşır. Günü birlik kazancın kolayca temin edilebilmesi insanları günü birlik yaşamaya alıştırır.
2. Dünya Savaşı’nın 1939-1945 yılları arasında yaşandığı dikkâte alındığında fabrikada çalışmanın çalışanlara sağladığı güvenceler, özellikle Nazilli’de yaşayanlarda fabrikaya işçi olarak girebilme düşüncesini kamçılamıştır.
Nazilli’de Sümerbank Basma Fabrikası’nın yanında NAZKO, KÖYTAŞ vb fabrika denemeleri olmuşsa da sanayileşme gerçekleşememiştir. Bu noktaya gelişteki en önemli sebeplerden birisi de sanayileşmenin gerçekleştiği Denizli ile İzmir arasında sıkışıp kalmış olmasındandır.
Şu söylence Nazilli ve Aydın’ın sanayi şehri olamayışının psikolojisini sunar bizlere:
“İki Aydınlı/Nazillili Fabrika kurmak için İzmir’e gitseler, İzmir’de fabrikayı kurarlar da Aydın’a gelinceye kadar kurulan fabrikayı kapatırlar. İki Denizlili İzmir’den Denizli’ye gelmek için tesadüfen otobüste yan yana binseler, Denizli’ye gelinceye kadar bir fabrika kurarlar!..”
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ilçedeki ziyaretlerinin ardından Nazilli Ticaret Odası’ndaki 100. yıl töreninde yaptığı konuşmada: “Nazilli’nin sahip olduğu doğal zenginlikler ve sanayi geçmişine vurgu yaparak, ilçenin bu potansiyeli yeniden hatırlaması gerektiğini belirtir!..”
Nuri Arslan ise konuşmasında üretimin önemine vurgu yaparak, “Daha güçlü ve daha zengin bir Nazilli için çalışmaya devam edeceğiz” der…
Nazilli Lisesi mezunu olarak ekmeğini yediğim suyunu içtiğim Nazilli için benim de dileğim Nazilli’nin geçmişini hatırlaması ve bir sanayi şehri olabilmesidir…
GÜL/AYDIN… SEVGİLERİMLE…

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.