Şerif KUTLUDAĞ
Yeni Çanakkaleler olmaması için!..
18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Savaşı ve Zaferi’nin 111. Yılını yaşıyoruz.
18 Mart 1915 günü I. Dünya Savaşı’nın en önemli savaşlarından birisi yaşanmıştı. Emperyalist İtilaf Devletleri( İngiltere(Birleşik Krallık-Avustralya, Yani Zelanda, Kanada) Fransa, İtalya, ABD, Yunanistan, vb pek çok)nin Çanakkale Boğazı'nı deniz yoluyla geçme girişimleri, Türk topçusunun ve savunmasının başarısı sayesinde Çanakkale Deniz Zaferi ile sonuçlanmıştı.
1.Dünya Savaşı, Almanya ile Avusturya-Macaristan’ın yanında savaşa katılan Osmanlı İmparatorluğu'nun ağır zayiat vermesine ve yenilmesine yol açmış, tarihin akışını değiştiren önemli bir dönüm noktası olmuştu.
I. Dünya Savaşı, modern tarihin en yıkıcı savaşlarından biri olmuştur. Yaklaşık on milyon asker ölürken 21 milyon civarında da insan yaralanmıştı.
11 Kasım 1918 günü, Batı Cephesi’nde çarpışmalar durmuş, “Büyük Savaş” denilen savaş bitmişti, ancak çarpışmaların uluslararası, siyasi, ekonomik ve sosyal alandaki çok büyük etkileri, yıllarca sürecek: aradan çok da geçmeden 23 yıl sonra 1941’de 2. Dünya Savaşı başlayacaktır.
18 Mart 1915'te Türk askerinin zaferiyle, deniz muharebeleri son bulurken MUSTAFA KEMAL’in Sarı Paşa namıyla asker arasında ün kazandığı yaklaşık dokuz ay sürecek kara savaşları başlamıştır. 25 Nisan 1915'ten 9 Ocak 1916'ya kadar devam edecek olan kara muharebelerinde her iki taraf toplamda yarım milyona yakın kayıp vermişti.
Türk Milleti, Çanakkale’de 70 bin civarında okumuşunu kaybetmiş, bunun en büyük sıkıntısını da 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti ilan edildiğinde yetişmiş/okumuş insan eksikliği konusunda yaşamıştır.
Türk Milleti, Çanakkale’de düşmanı geçirmemiştir. Bugün bunun gururunun 111. Yılını yaşıyoruz ve 18 Mart Deniz Zaferini kazandıran ecdâdımızı rahmetle ve minnetle anıyoruz… Maalesef 1. Dünya Savaşı hesabı burada kapanmamıştı.
30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Ateşkes Antlaşması imzalanmıştır. Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında, Limni Adası'nın Mondros Limanı'nda bulunan Agamemnon zırhlısında imzalanan bu antlaşma, Osmanlı'nın I. Dünya Savaşı'ndan çekilmesine ve Anadolu'nun işgaline zemin hazırlayan süreç olmuştur.
Nitekim, 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması'nın ardından, İtilaf Devletleri donanmalarının Haydarpaşa önlerine demirlemesiyle 13 Kasım 1918 tarihinde İstanbul fiilen işgal edilmiştir. Bu tarih, İstanbul'un 4 yıl, 10 ay, 23 gün süren işgal sürecinin başlangıcıdır.
15 Mayıs 1919’da Yunan orduları İzmir’e ayak basmış, düşmana ilk kurşunu atan gazeteci Hasan Tahsin şehit olmuştur.
19 Mayıs 1919 ‘da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal öncülüğünde verilen var olma-yok olma mücadelesine ad olan Millî Mücadele sonucunda İstiklâl Savaşı kazanılmış ve 29 Ekim 1923’de de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’miz kurulmuştu…
Şimdi gelelim “Yeni Çanakkaleler Olmaması İçin!.” Dediğim yazı başlığına yazımın başlığına!..
Hemen şu gerçeği ifade edelim ki, devletler arasında dostluklar da geçicidir, antlaşmalar da!..
Yaşadığımız Anadolu coğrafyası Büyük İskender, Persler, Romalılar, Bizanslılar ve Osmanlı Devleti gibi dünya tarihinin tanık olduğu büyük devletlerinin merkezi olan bir coğrafyadır. Bu topraklarda zayıflara yaşama hakkı yoktur.
Bu gerçekten hareketle Yeni Çanakkaleler Olmaması İçin, Türk Milleti olarak uyanık ve güçlü olmak zorundayız. Yine tarihin bize gösterdiği bir başka gerçek de başka devletlerin himayesinde devlet olunamayacağı gerçeğidir.
Siz bakmayın İsrail’in ABD gücünü arkasına alarak efelenmesine’.. ABD çöktüğünde Orta Doğu’da tarihin devletler çöplüğüne gönderilecek ilk yapay devlet İsrail olacaktır. Bugün iki milyara yakın nüfusa sahip olan İslâm ülkelerinin İsrail-ABD vahşetine ses çıkaramayışlarının gerisinde yatan gerçek yapay devletçiklerden oluşturulmuş olmalarındandır…
İsrail ile ABD’nin şu anda bölgemizde gerçekleştirmeye çalıştıkları plan tıpkı 1980 ile 1988 arasında 8 yıl savaştırdıkları Irak-İran savaşının bu sefer Türkiye ile İran arasında yaşanmasıdır…
Bu planının ana hedefi Türkiye ile İran’ı savaşırken aradan çekilip kendi evlerinden olanı biteni keyifle seyretmektir. Fakat Türkiye ve İran’ın devlet akılları böyle bir olasılığa meydan vermeyecektir inşallah… Kim tarafından ateşlendiği belli olmayan fakat ısrarla İran’dan gönderildiği propagandası yapılan üç füze ve belki devamının da gelme ihtimali olan füzelerin atılış gayesi bu planın uygulamaya konulması içindir…
Türkiye ve İran tarihin tanıklık ettiği iki kadim medeniyet ve kültüre sahip iki komşu ve kim ne derse desin kardeş ülkedir… Çünkü Türkiye dışında dünyada 50 milyona varan sayısıyla en çok Türk’ün yaşadığı devlet de İran’dır.
Osmanlı Devleti ile Safevî Devleti arasında 17 Mayıs 1639'da imzalanan, 1623-1639 Osmanlı-Safevî Savaşını sona erdiren ve bugünkü Türkiye-İran sınırını büyük ölçüde belirleyen barış antlaşması Kasr-ı Şirin antlaşmasıdır. O günden bugüne İran’la sınırlarla ilgili önemli bir sorunumuz olmamıştır.
Günümüzde 18 Mart, Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü olarak kutlanırken ““Yeni Çanakkaleler Olmaması İçin!.” Tarihimizi iyi okumamız gerekmektedir.
Dileğimiz: “YENİ ÇANAKKALELER YAŞANMASIN”dır…
Konunun duygusal boyutunu yaşamak isteyen okurlarımıza Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE başlıklı şiiri okumalarını tavsiye edeceğim…
Bu vesileyle 111 yıl önce18 Mart 1915 günü deniz savaşı ve zaferini, devamında da bütünüyle Çanakkale Savaşları ile İstiklâl Harbi ve Türk Milleti’nin var olması için canlarını fedâ eden başta Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları ile bütün zamanların şehitlerimize ve gazilerimize ALLAH’tan rahmetler diliyoruz. Mekanları cennettir inşallah. Vatan onlara minnettardır…
GÜL/AYDIN… SEVGİLERİMLE…

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.